Gina Matchitt

halka sanat projesi 1-28 Kasım 2014 tarihleri arasında Roma, İtalya’dan Gina Matchitt’i ağırlıyor.
 
Gina Matchitt 1966 yılında Rotorua, Yeni Zelanda’da doğdu ve Auckland’taki Unitec Tasarım Okulu’ndan mezun oldu. Üretmiş olduğu işlerinde Maori kabilesiyle olan bağlarından ve Te Arawa ve Te Whakatohea’dan faydalanıyor. Aynı zamanda işleri Maori ve Pakeha (Avrupalı) konseptlerinin bir kaynaşması
 
nitelğinde. Sanatçı, Maori desenini yeniden çalışırken Te Ao Maori’nin (Maori dünyası) zengin geleneklerini keşfediyor. Geleneksel dokunmuş motifleri geri dönüştürülmüş bilgisayar tuşları, etiketler, fotoğraf ve yapışkan bant gibi güncel malzemelerle uyarlayarak 21.yüzyılda Maori görsel dilini zenginleştiriyor.
 
Matchitt'in eserleri Yeni Zelanda, Avustralya, Hollanda, Birleşik Devletler ve İsviçre’de geniş çaplı sergilendi. Ayrıca eserleri Te Papa Tongarewa- Yeni Zelanda Ulusal Müzesi ve Auckland Sanat Galeri’si dahil olmak üzere Yeni Zelanda’nın en büyük halk koleksiyonunda yer alıyor. Sanatçı 2010 yılında Yeni Zelanda’daki Massey Üniversitesi’nde Maori Görsel Sanatları üzerine yüksek lisans eğitimini tamamladı. Halen Roma’da yaşamaktadır.
 
Matchitt çalışmaları ve sanatı hakkında şunları söylüyor:
“Halen Venedik ve Roma’da çekilmiş turist resimlerinden oluşan bir seri üstünde çalışıyorum. Bu işleri dönüştürmem ise, onları kanvas ve kağıda dokuyarak olacak. İki benzer görseli dokumak, el ile pikselleştirerek ve görseli bozarak işleyecek bir süreç. Böylece turist görselleri birer hediyelik (turistik) eşyaya dönüşecek. Turistik eşya satıcıları tarafından satılan çantalar, biblolar, magnetler gibi ikonik anıtların arasında bu turist görselleri bir dönüşüm geçirecek. İzleyici artık izlenebilecek.
 
Turist fazlalığının kitlesel üretimi ile zıtlık oluşturan bir şekilde raranga (Maori) dokuma teknikleri kullanarak ürettiğim işler el işi olma özelliğini taşıyor. Bu dokunmuş parçalar iki boyutlu olarak da kalabilir, üç boyutlu heykel biçimine de bürünebilir. Bu parçalar çeşitli seviyelerde hazırlanıyor. Fotoğraf ve nesne, geleneksel teknikler ve yeni malzemeler, dijital görsel ve nesne, maori dokuma tekniği ve fotoğraf arasındaki çapraz geçişler ve bulanık çizgiler hoşuma gidiyor. Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerindeki turistleri fotoğraflayarak çalışmamı geliştirmeyi amaçlıyorum. İstanbul, Avrupa’daki en çok ziyaret edilen şehirlerden biri ve turistleri burada da fotoğraflamak istiyorum.”